Tag Archives: Yanlı Şanlama

İhtizazın İhtisarı: İhtişaman Tırtılı ve Kelebeği: İhtiyaratılış ve İhtiyaçılış — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Tezahürriayet: İhtizaz ve İhtisar)

Bu yazıda ihtizazı ihtisar ediyoruz, yani yankılaşımı geri sarıyoruz.

Şu anda ihtiyaç vardır, yani maddi/manevi açlık vardır:

ihtar + aç = ihtiyaç

Ama şu an ihtiyaçılacaksa geçmişe doğru geri sarılmalıdır.

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Tezahürriayet: İhtizaz ve İhtisar — Işık Barış Fidaner

Geçeceğiniz köprüde sizi bekleyen Eşik Başı, Erişimiznu Tanrısı’ndan duyduğu bir bilmeceyi size soracaktır.

İfade tarzı ne olursa olsun, doğru bir cevabı olsa da olmasa da, her bilmece bir matlık-müphemlik yani gizleme-gizemleme bileşimidir.

Sizi durdurduğu anda duru olmasa da kafanızı çalıştırarak durulaşmanıza yol açabilir. Bilmece hem dur ikazı hem de durulaş ikazıdır (dur-ulaş: dur ki ulaşasın, ikaz: iyi-kaza: iyi-zafiyet: eucatastrophe) [1].

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Lütfen Beni Yanlış Anlama — The Animals

Canım şimdi beni anladın ya
Bazen biraz sinirleniyorum da
Bilirsin ki insan eğer insansa
Hep melek gibi olamaz ya
Kötü oluyorum işler yoldan şaşınca
Oysa ben iyi niyetliyim, anlasana
Tanrım, lütfen beni yanlış anlama Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Yanlış Anlama ve Yanlı Şanlama — Işık Barış Fidaner

Her anlama bir yanlış anlamadır.

Lacan’a atfedilen bu sözün doğrusu şöyledir [1]:

Hakikat yanılgıdan ortaya çıkar. (Seminer 1, 21’inci bölüm başlığı)

Aynı fikri başka ifadelere tercüme edersek:
1) Kendi yanılgısı üzerine düşünmeyen hakikat geçersiz kalır.
2) Önüne bakmadan yürüyenler yoldaki taşlara takılıp düşerler.
3) Doğru/yanlış ayrımını bozan çelişki ve paradokslar da akıl ve mantığa dahildir. Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Şey

Sapık Katil — Talking Heads

Gerçeklerle yüzleşemedim galiba
Gergin ve sinirli ve rahatsızım
Uyuyamadım çünkü alev almış yatağım
Dokunma bana cidden cereyan yaparım

Sapık Katil
Qu’est-ce que c’est? (O da nesi?)
En en en en en en en en en en iyisi
Kaç kaç kaç kaç kaç kurtul Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Başgösteren ve Esas-İmleyen: Köstebek ve Mürekkepbalığı — Işık Barış Fidaner

whackamole-900px

Lacan’ın master-signifier (signifiant-maître) kavramı için Türkçede şu iki terim önerilmiştir:
1) Başgösteren
2) Esas-İmleyen
Başgösteren teriminin “zuhur etme, vuku bulma” anlamı epey çekicidir ama Esas-İmleyen terimi bu kavramı daha isabetle karşılar [1]. Başgösteren terimi tezahür ederek yorumlanmayı talep eden semptom kavramına daha uygundur.

Lacan simgesel düzeni şu formül ile tanımlar:

İmleyen özneyi bir başka imleyen için temsil eder.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Sahilik Arayışı İmleyen İşçilerine Emanettir — Işık Barış Fidaner

İngilizce’de bilim ve felsefenin oturduğu “true-false” ekseni, faydacılık ve ahlakçılığın oturduğu “right-wrong” ekseninden ayrıdır. Türkçede ise bu eksenlerin ikisine birden “doğru-yanlış” adı verilerek bilim ve felsefe faydacılık ve ahlakçılığa tabi kılınmıştır. Türkiye’de bilim ve felsefenin tarihte hiçbir zaman evrensel bir eksene oturduğu söylenemez, çünkü Türkiye’de bu disiplinleri benimseyen insanlar ister istemez konuştukları dil gereği “yanlışa karşı doğrunun yanında” duruş sergilemekle faydacılığın ve ahlakçılığın eksenine katılırlar.

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Ignorance’a Cehalet Değil Bilmezlik Denmelidir — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(Bilmezlik (ignorance))

Lacan’da Bilmezlik Tutkusu Üzerine (Nümerik Söylemler) 🎙️

Lacan üç tutkudan bahseder: sevgi, nefret ve bilmezlik tutkuları [1]. Bu üçüncü tutku Türkçe literatürde “cehalet tutkusu” adıyla yer etmiştir. Muhtemelen dramatik etkisi nedeniyle tercih edilen bu adlandırma fol [2] ve yanlıştır.

Lacan’a göre cehalet “kaba bilmezlik”tir (crass ignorance, l’ignorance cràsse) ve “öğrenilmiş-eğitilmiş bilmezlik”ten (learned-trained ignorance, docte ignorance) ayırt edilmelidir. Lacan cehaletin ayırt edici özelliğini şöyle tanımlar: Kaynaklarına yönelik eleştirilerin dişleri, cehaletin (kaba bilmezliğin) yüzeyini bile çizmemiştir (Écrits, sf. 409). Öğrenilmiş bilmezlik ise cehaletten çok farklıdır ve psikanaliz için büyük önem taşır: “Analiz kendi ölçüsünü yalnızca öğrenilmiş bilmezliğin yollarında bulur.” (Écrits, sf. 300)

Okumaya devam et →

21 Yorum

Filed under Şey

İmleyen olarak hiyeroglif — Jacques Lacan

Peki bir imleyen nedir? Size bunu defalarca söylediğim için burada bir kez daha ifade etmem gerekmiyor. İmleyen özneyi temsil eden şeydir. Kimin için? Bir başka özne için değil, bir başka imleyen için. Bu aksiyomu örneklemek üzere, çölde hiyeroglifle kaplanmış bir taş bulduğunuzu düşünün. Bu hiyerogliflerin ardında onları yazmış bir özne bulunduğundan hiç kuşkunuz olmaz. Ama her bir imleyenin sizi muhatap aldığına inanmanız hata olurdu – bunun kanıtı, onların hiçbirini anlayamamanızdır. Öte yandan onları imleyen olarak tanımlarsınız, çünkü bu imleyenlerin her birinin diğerleri ile ilişkili olduğundan eminsinizdir. Öznenin Ötekinin sahası ile ilişkisindeki mesele de budur.

Jacques Lacan, 11’inci seminer kitabından

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Ayrıca bkz “Signifier Neden Gösteren Değil İmleyen Olarak Çevrilmeli”

107604017_1590154697810073_6949812977975329953_o

4’üncü Ramses’in mezarındaki hiyeroglifler. Krallar Vadisi, Thebes, Luxor, Mısır.

3 Yorum

Filed under Çeviri

Signifier Neden Gösteren Değil İmleyen Olarak Çevrilmeli — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(İmleyen (signifier))

Lacan’da İmleyen Üzerine (Nümerik Söylemler) 🎙️

Uzun zamandır Lacancı çevre-çevirilerde signifiant-signifier için çoğunlukla “gösteren” kelimesi kullanılıyor. Ben de ilk başta bunu böyle öğrenmiştim ve Yersiz Şeyler’deki ilk çevirilerimde “gösteren” kelimesini kullandım. Ama daha sonra bazı kitap çevirilerinde (mesela Cinsiyet Belası‘nda) kullanılan “imleyen” kelimesinin signifier’ı daha iyi karşıladığına karar verdim ve signifier’a “imleyen” demeye başladım. Nedenini açıklayayım.

Okumaya devam et →

28 Yorum

Filed under Çeviri, Şey