Category Archives: Şey

Psiko-eleştirel Bilgelik Psikanaliz Değildir — Işık Barış Fidaner

🫣🙃😏 Hypocritique 🫣🙃😏

Eleştirel teorisyen entelektüel alemde tatminsizlik performansı sergileyen birisidir, bunun için iki yasağa riayet etmelidir [1]:
1) Hüsran sergilemeniz yasaktır: Bağlı ve eksik halinizden sıyrılmak için hüsranınızı bir başkasına yansıtmalısınız, o kişi artık sizin günah keçiniz / iblisiniz olacaktır.
2) Tatmin sergilemeniz yasaktır: Çünkü aksi halde muhatabınıza / izleyicinize asgari bir şükran göstermek ve onlara bağlı olduğunuzu kabullenmek zorunda kalacaksınız. Günah keçinizi / iblisinizi onlarla aranıza sokarak bir tampon bölge açmalısınız.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Postmodern Polis: Burada Soruları Ben Sorarım! — Işık Barış Fidaner

Psikanalizde histeriğin sorgulamasıyla obsesyonelin muhafazakarlığı ayırt edilmiştir. Birincisi dişil, ikincisi erildir:

1) Histeri “Benim cinsiyetim nedir ve bu ne demektir?” sorusundan türeyen bir merak veya soraklanmadır (curiosity [1]).

2) Obsesyon “Tabi ki varım ama ya aslında yoksam?” kuşkusundan türeyen bir kaçınganlık veya mühürleme veya sterilizasyondur (kısırlaştırma/iğdiş). Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Keyfilik ve Keyfiyet: Sevgi İşareti Değildir — Işık Barış Fidaner

keyf

Metin hoca burada keyfilik (öznel hal) ile keyfiyet (nesnel nitelik) arasına kalın bir çizgi çekmek istese de Lacancı psikanalizde tek töz cinsel zevk (jouissance) olduğu için bu ikisi o kadar da alakasız değildir. Kolayca aralarında bağ kurabiliriz:

1) Bir durumla ilk karşılaştığınızda size keyfi gelir, yani olumsal/rastlantısal görünür.

2) Onu tahlil edip bağlamını algıladığınızda ise belli bir keyfiyet şeklinde kavranmış olur. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Büyükolizm: Baştan alalım ama bu kez daha duygulu olsun — Işık Barış Fidaner

Vampir Avcısı Buffy‘nin müzikal bölümünün (S06E07) adı şöyledir:

Baştan alalım ama bu kez daha duygulu olsun (Once more with feeling)

Bu bölümde renkten renge girerek dans eden Tatlı (Sweet) adındaki iblis Sunnydale’e gelir ve kasabada yaşanan herşeyi görkemli müzikal gösterilere dönüştürür. Senaryoya göre bu iblis bir muskayla çağırılmış olsa da (ve onu kimin neden ve nasıl çağırdığı muğlak olsa da) müzikal gösteri dünyasının Sunnydale’e gelişini önceden haber veren dramatik alamet başka bir yerdedir: büyükolizm ve unutturma büyüsü. Okumaya devam et →

19 Yorum

Filed under Şey

Sanal Anayurt Savunmasını Amayurt Savunmasına Çevirelim: Bilen Özneden Bilebilen Özneye — Işık Barış Fidaner

Lenin’in Birinci Dünya Savaşı’na verdiği yanıt emperyalist savaşı iç savaşa çevirmek olmuştu:

Şu anki Sosyal Demokrat muhalefetin ana görevi devrimci Marksizm bayrağını yükseltmektir, emperyalist savaşlara nasıl yaklaştığımızı işçilere kararlı ve kesin bir tarzda anlatmaktır, kitlesel devrimci eylem için gereken sloganı söylemektir, yani emperyalist savaşlar devrini dönüştürerek iç savaşlar devrini başlatmaktır. (Lenin, Sosyalizm ve Savaş, 1915)

İklim krizini aratmayan pandeminin katmerlendirdiği ekonomik bunalımın üzerine savaş gündeminin de eklendiği günümüz dünyasında insanlar hâlâ güven besleyebildikleri ulus, din, ideoloji, cinsiyet, hatta meslek gibi özel kimlikler etrafında birleşerek geçen yüzyılın başında dünyayı saran “anayurt savunması” psikolojisinin yeni ve sanal bir versiyonunu yaşıyorlar. Okumaya devam et →

18 Yorum

Filed under Şey

Deli Dumrul, Kuzgun Tanrı ve Aylanu: Ayık ve Bayık — Işık Barış Fidaner

Günümüzde medeniyeti ilerletmek için iptal edecek “toksik/yobaz” kurbanlar arayan ayık (woke) liberalleri bilirsiniz.

Aynı kökten gelen birkaç kelimeyi gözden geçirelim:
aymak: kendine gelmek, farkına varmak.
ayan: açık seçik, belli.
aylan: açıklık, meydan (kız/erkek ismi).
aylanmak: dönmek, dönüşmek, dolaşmak.

Ayrıca Aylanu antik şaman Türklerinde Tanrıyı kızdıran bir canın bağışlanması için ona bir başka canın feda edilmesi demektir [1]. Okumaya devam et →

22 Yorum

Filed under Şey

Yorumlama ve Yorumsama: Anlama ve Anımsama — Işık Barış Fidaner

Önce anlama ve anımsamayı ayıralım:
1) Anlama anları alt alta üst üste yan yana art arda dizer, onları bir şekle sokar, anlardan bilgi topakları yapar; an anlamanın atomik birimidir, en küçük yapıtaşıdır, en basit bileşenidir.
2) Anımsama ise şu an olmaktadır, anı anıdan (şimdiyi geçmişten) sentezlemektedir; an anımsama ile oluşan neticedir, kurulan bileşimdir, yaşantıdır.

An yorumu çağırır: Şu an yürüyorum, şu an düşünüyorum, şu an konuşuyorum, şu an susuyorum, vb. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Yadsımanın Yadsınmasında Karşıllık ve (A)simetri — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Simgesel Dünyanın Zarı: Yadsımanın Yadsınması)

Önceki yazıda yadsımanın yadsınması işleminin simgesel dünyayı sınırlama işlevine dikkat çektik. Şimdi bunun örneklerini sayalım:
1) Kamusal yasaları “doğru” tarzda ihlal eden kişilerin dar cemaate kabul edilmeleri. Žižek’in “bünyevi çiğneniş” dediği bu sapkınca eylem insanı o çıkar grubunu tanımlayan suç ortaklığına dahil eden bir keyif fazlasıdır, rüşvettir [1]. Lince katılmak bunun örneğidir: “Günah keçimize bir de sen vur da görelim.” Kamusal yasayı (yadsımayı) özgül ihlal tarzı (yadsıma) o özel kulüp veya zümrenin sınırlarını çizer. Ötekilerle alay etmenin havalı olması bu mekanizmadan kaynaklanır. Horgörgü hoşgörgü kılığına da girebilir (infantilize, patronize).
2) İyi niyet göstermek amacıyla geri çevrilmesi beklenen bir teklif sunarak jest yapmak. Žižek’in buna verdiği örnek şöyledir: Kabalık yaptığı için özür dileyen birisine “Yok sorun değil özür dilemene hiç gerek yoktu” denmesi yadsımayı yadsıyarak aradaki nezaketin sınırlarını çizer. Žižek’in buna önerdiği karşılık ise aradaki nezaket dengesini bozacaktır: “Tamam o zaman sorun yoksa özür dileğimi geri alıyorum!” Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Simgesel Dünyanın Zarı: Yadsımanın Yadsınması — Işık Barış Fidaner

Tek bir fosfolipit molekülünün başı hidrofiliktir yani suyu sever, kuyruğu ise hidrofobiktir yani sudan kaçar.

Canlı hücrenin içini dışından ayıran hücre zarı fosfolipitlerden oluşan ikili bir katmandır. Bu zarın hücrenin içine ve dışına bakan yüzeylerinde hidrofilik başlar dizilmiştir, ikili katmanın orta kısmında ise hidrofobik kuyruklar dizilmiştir:

zar

Her fosfolipit katmanı bir yadsıma (~) gibi düşünürsek hücrenin içini dışından ayıran iki katmanlı hücre zarı yadsımanın yadsınması (~~) olur. Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

Yansı ve Yankı, Koyuş ve Konuş — Işık Barış Fidaner

Konuşma kavramını harfiyen okuyarak iki boyuta ayıralım [1]:
— Koyuş: Konum almanın arzu ve dürtü boyutudur, bir işe koyulmaktır.
— Konuş: Konum almanın simgesel dolayım boyutudur, bir yere konulmaktır.

Bu süreçleri besleyen iki malzemeyi ayırt edelim:
— Yansı: Yinelendikçe yenilenen görüntüdür. Aynadaki yansımadır.
— Yankı: Yinelendikçe yenilenen duyumdur. Duvardan gelen yankıdır.

Bunları bileştirerek dört süreç tanımlayalım:
1) Yansı-koyuş
2) Yankı-koyuş
3) Yansı-konuş
4) Yankı-konuş
Şimdi bunları tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey