Radikal fayda: Fidanın kökleri fay’da — Işık Barış Fidaner

(eşlenik yazı: O fidan o toprağa dikilecek!)

Bir Müslüman özdeyişi gündeme geldi [1]:

Elinizde bir fidan varsa kıyamet kopsa dahi yine de helak olmadan önce o fidanı o toprağa dikiniz! (Hadis-i Şerif)

Bu nasıl okunabilir? Belki şöyle okunabilir:

Sadece olacak dualara değil olmayacak dualara da amin demelisiniz…

Bu lüzumun Lacancı nedenleri de kolayca açıklanır [2]:

…ki duacı oluşunuz şahsi ihtiyaç giderme isteklerinize tabi kalmayıp toplumsal sevgi ve muhataplık talepleri de üretebilsin. Şükürcülük olmasın, sahiden şükranlı olsun. İnşallah maşallah olmasın, sevfelek=amor fati olsun. Mutlak koşul olsun, arzu yasası olsun.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

O fidan o toprağa dikilecek! — fıkra

(eşlenik yazı: Radikal fayda: Fidanın kökleri fay’da)

Elinizde bir fidan varsa Mesih’in gelişini haber alsanız dahi yine de gidip adamı selamlamadan önce o fidanı o toprağa dikiniz! (Yahudilik)

Ben geldim! E hani fidanları dikmemişsiniz? Hoşgeldin beş gittin demekle olsaydı! Valla sizden herşey beklenir hayırsızlar! Peygamber görseniz çarmıha gerersiniz! (Hristiyanlık)

Elinizde bir fidan varsa kıyamet kopsa dahi yine de helak olmadan önce o fidanı o toprağa dikiniz! (İslam)

Olmayan Tanrı ile Hayırsız Kul hoşbeş ediyor.

OT: Bak ayaktasın hazır elin değmişken şu fidanı da dikiversen?

HK: İyi de hocam ne gerek var ki şu anda kıyamet kopmuyor mu zaten?

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Müştemilat — derleme

untiYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Müştemilat) okunabilir.

İçindekiler

— Militer-Manzum Müştemilat (military-poetic complex) (Slavoj Žižek)

— Dilin Manzum İşkencehanesi (poetic torture-house of language) (Slavoj Žižek)

— Bastır müşküle (Technotronic)

— Ödip müşkülatı (Ödipuskonflikt, Oedipus complex)

— Ulrike Marie Meinhof (Elfriede Jelinek)

— V for Vendetta’nın devam filmi (Slavoj Žižek)

— Emily Rose: Nefis Egzorsizleri

— Dört Yedi Sekiz Nefes Egzersizi

— İstifa beyanı: Kazazede ailelere başsağlığı dilerim, sizin acınız bizim de acımızdır (Kostas Karamanlis)

— Türk-matik ve Analitik Motor (Martin V. Butz, Esther F. Kutter)

— Çökertme ~ (anonim)

Diğer kitaplar

含 : içermek, barındırmak, bağrına basmak

Yorum bırakın

Filed under Anti-şiir, Çeviri, Kitap, Şiir

Ulrike Marie Meinhof — Elfriede Jelinek

Ulrike Meinhof tarihsel bir bilmecedir, muammalı bir kadındır, o da başkaları gibi ancak kendi çağı bağlamında anlaşılabilir. Tarihsel bir an yakaladı, bulduğu mümkünatlara tutundu, savaş-sonrası-Almanya’nın keskin çelişkilerine düştü, Almanya’nın kısmen bastırdığı Nazi geçmişiyle hesaplaşma sürecine dahil oldu, 1968 öğrenci hareketi kapsamında Almanya’nın yeniden bütünleşmesine katkı yaptı, bizzat tanık olamadığı bu neticeyi Meinhof muhtemelen tahayyül dahi edemezdi. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Dilin Manzum İşkencehanesi (poetic torture-house of language) — Slavoj Žižek

3 Mart 2014 — Slavoj Žižek — poetryfoundation.org

Platon’un kentteki şairleri sürgüne gönderme tasarısı pek sevilmiyor ama Yugoslavya dağılırken beliren tehlikeye bakılırsa epey mantıklı bir tavsiyedir: Bölgede işlenen etnik kıyımlar şairane hayallerden kaynaklandı. Evet Milošević sahiden milliyetçi tutkuları ‘manipüle’ etmişti ama bu yetkinliğine halkın yatkınlığını şairlere borçluydu. Hepsi onların başının altından çıktı, yoz siyasetçilerin değil samimi şairlerin… 1970’lerde ve 1980’lerin başında o şairler saldırgan milliyetçiliğin tohumlarını ekmeye başlamışlardı, hem Sırbistan’da hem de diğer Yugoslav ülkelerinde. Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Anti-şiir, Çeviri

Militer-Manzum Müştemilat (military-poetic complex) — Slavoj Žižek

14 Ağustos 2008 — Slavoj Žižek — lrb.co.uk

Radovan Karadžić nihayet tutuklandığına göre psikiyatri mesleğine mensup bu insafsız siyasi-askeri liderin bir de şair olduğunu anımsamanın vakti geldi. Onun yazdığı manzumelere sakın gülüp geçmeyin, o şiirleri dikkatle okursanız etnik kıyımın işleyiş mantığını göreceksiniz. İşte Izet Sarajlić’e ithaf ettiği isimsiz şiirin ilk dizeleri:

Gel vatandaş benim imanım yepyeni
Böylesi teklif tarihte hiç görülmedi
Fütursuzca şarap içeceksin şimdi
Ekmek bulamayan benim günışığımı yutacak
Ey halkım bu iman hiçbir yasak tanımayacak
Bugün sevmek ve içmek günüdür ancak
Gözünüz gönlünüzce günışığıyla bakışarak
Bu tanrı hiçbir zevki sizden sakınmayacak
E gelsene birader bu imanın çağrısına uyarak!

Halkına ‘fütursuzca şarap içmeyi’ teklif eden lider ayıpçıl üstbenin sözcüsüdür:

Bütün yasaklar askıya alınsın ki halkımız
bitimsiz bir yıkıcı şenliğin keyfini sürebilsin. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Anti-şiir, Çeviri

Ödip müşkülatı (Ödipuskonflikt, Oedipus complex)

Ödip müşkülatı karşıcins ebeveynle cinsel münasebet arzusu ve bu haseple hemcins ebeveyne yönelen hasmane hislerdir. Psikanaliz teorisinde bu müşkülat normal gelişim sürecinin mühim bir evresini oluşturur.

Sigmund Freud’un ilk kez Rüyaların Yorumu‘nda (1899) tanıttığı bu kavram Yunan efsanesinde geçen Tebaili kahraman Ödip’in adıyla anılır. Ödip bilmeden babasını katledip anasıyla evlenmişti; onun dişil eşleniği Elektra müşkülatı da anasının katline karışan bir başka efsanevi kahramanın adıyla anılır. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Bastır müşküle — Technotronic

Bastır müşküle
Bas tam üstüne
Ayak basman tek mümkünat
Bastırmadan sana o müşkülat
Baksana gıdıklanıyor kalabalık Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Depremzade — mesel

Sorumsuz kurumları protesto edecek gençler küçük bir meydanda toplanmıştı; megafon duyurusu üzerine yürüyüşe geçtiler.

Büyük meydana vardıkları esnada sağanak yağmur başladı; güneş gölgelenince karabulut çöktü sandılar, sonra başlarını kaldırıp işin aslını bizzat gördüler:

Yüzlerce balon gökleri kaplamıştı, solgun renklerle parlayan küreler, bilimkurgu masalından fırlamış kurşuni zeplinler gibi, kah şişip yükseliyor kah sönerek alçalıyordu.

Söndükleri anlarda balon deliklerinden püsküren tükürükler de sağanak yağmur halinde eylemci gençlerin meraklı yüzlerine dökülüp gözlerine ve ağızlarına kaçıyordu.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Balon olup uçan çocuklar: Nereden bileceksin? — mesel

Asrın afet mahallinde Sera Kadıgil bir başka kadı kızı yoldaşıyla birlikte dolaşıyordu.

Derken derin düşüncelerden sıyrılarak “Yol açtıkları şu enkaza baksana” dedi, “eğer biz hesap sormaktan korkarsak enkazda balon olup uçan o çocuklar dönüp yüzümüze tükürmez mi?”

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Kurgu, Şey