Markov battaniyesine adını veren matematikçi Andrey Markov (1856-1922) mühim eserlerinde yalnızca tek bir (mevcut) değeri saklayarak kendi geçmiş rotalarını hatırlayan soyut sistemleri incelemiştir. Markov zinciri denen bu sistemlerde sonraki hal yalnızca mevcut halin değerine bağlıdır. Buna Markov özelliği denir. Bu nedenle bazen bunlara ‘belleksiz’ sistemler de denir. Okumaya devam et
Žižek’in Miller’i inandırdığı mizansen — Robert S. Boyton
Žižek’in hocası, rehberi ve sponsoru olan Jacques-Alain Miller onun analisti de oldu. Analist-analizan yakınlığını Freudcular teşvik etmez ama Lacancıların hastalarla sosyalleşmesi olağandır. Tabi Lacan’ın en tartışmalı psikanalitik icadı değişken veya “kısa” seanslardı, bu araçla terapi sürecini kesintiye uğratarak hastanın direncini yeniyordu. Freud’un elli dakika süren “saat”lerinin aksine Lacan’ın seansları hastanın önemli bir söz sarf ettiğini sezdiği an sona ererdi – Okumaya devam et
Aya yelken açalım — Radiohead
Aya yelken açtım
Düşünmeden konuştum
Baksana ne oldu bedeli?
Devirdi beni ay huzmeleri
Kayan yıldıza yelken açtım Okumaya devam et
Kızılderili Masalı: Ölüp ölüp dirilen Çakal — Yaslı Kumru
Çakal yolculuğa çıkıp yeni ülkeler görmek istediği için eşi Köstebek ve çocuklarını yoldaşı Porsuk’un evine bıraktı, Porsuk da onlarla ilgilenmeyi kabul etti.
“Düşman avına çıkıyorum yoldaş Porsuk,” dedi Çakal. “Gideceğim yerler çok tehlikeli. Bak bu çuval benim. Onu çadırın direğine as. Eğer bir gün direkten düşerse öldüğümü anlarsın. Astığın yerde durduğu sürece sağ olduğumu bil.” Okumaya devam et
Hafiye öyküleri ne bakımdan hayırlıdır — G. K. Chesterton
Hafiye öyküleri şu bakımdan hayırlıdır:
Medeniyet denen evrensel otomatizme başkaldıran isyanlar ve kaçış eylemleri vazetmek Kadim Adem’in ezeli eğilimi olsa da, polis harekatında bulduğumuz romans, en heyecanlı firar eyleminin ve en romantik ayaklanmanın zaten medeniyetin kendisi olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatır. Okumaya devam et
Heidegger: Uzakın Hiçora’dan Gelen Vicdan Çağrısını Duyan Nahora (Dasein) — Slavoj Žižek
Kant’ta etik vazife ile Heidegger’de Vicdan Çağrısı arasında bir bağ yok mudur?
Heidegger’in Vicdan Çağrısı kavramı çoğu zaman formel kararcılığı yüzünden eleştirilir: Bu salt formel Ses, Nahora’ya (Dasein) sahici bir seçim yapmasını söyler ama özneye hangi seçimin sahici olduğunu anlamasına yarayacak hiçbir somut kıstas sunmaz. Okumaya devam et
Naman-ı Pir: Kanman İptir, Anlam: Al Nam! (les noms du père: les non-dupes errent) — Jacques Lacan
Baştan başlıyorum. Baştan başlıyorum çünkü bitirebildiğimi farzettim. Geçiş (passe) demiştim buna bir yerde: Geçmiş olduğunu farzettim. Ama işte geldiniz yine: “Geçmiş olduğunu farzettim”deki farzediş bana bir şeyi fark etme şansı verdi. Geçiş dediğim iş zaten böyledir. Ansızın size o ana dek geldiğiniz yeri görüp rahatlama şansı verir (relief: rölyef). İşte bu rölyef bu yılki seminer başlığımda dile getirilmiştir, ilandan okuyabildiniz ya?
1) les non-dupes errent
2) kanmayan dolanır/yanılır
3) kanmayan ipsizdir
4) kanman iptir
5) naman-ı pir (…kötü)
6) babanın adları (…beter)
7) les noms du père (…ou pire)
[anlam geçişleri: 1-2-3-4, 5-6-7; ses geçişleri: 4-5, 7-1]
Okumaya devam et
Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (




























