Hakim ve hekim arasındaki temel farkı tık tık fıkralarıyla (knock knock joke) sahneleyelim:
Okumaya devam et(Tık tık) / Kim o? / Hakim! / Ha? Kim? / Ha denmez efendim denir!
(Tık tık) / Kim o? / Hekim. / He… Kim? / He he benim bendim!
Yarasanın bir yaşantısı olduğuna hepimizin inandığını varsayıyorum. Sonuçta yarasa memelidir ve onun bir yaşantısı olması bize farenin veya güvercinin veya balinanın bir yaşantısı olmasından daha inanılmaz gelmez. Dil balığı veya eşek arısı yerine yarasayı seçtim çünkü filogenetik soyağacının köküne yaklaştıkça bulunan canlıların yaşantıları olduğuna insanlar pek inanmayabiliyor [1]. Yarasa bize o türlerden daha yakın akraba olsa da bizdekinden bambaşka bir faaliyet yelpazesi ve duyu aygıtı taşıması hasebiyle bu yazıda gündeme getirmek istediğim meseleye istisnai bir dirilik katar (tabi aynı soru diğer türler hakkında da muhakkak sorulabilir). Felsefi düşünümden hiç istifade etmeseniz bile eğer heyecanlı bir yarasayla kapalı alanda azıcık vakit geçirdiyseniz yabancıladığınız bir canlıyla karşılaşmanın nasıl bir şey olduğunu bilirsiniz. Okumaya devam et
O öldüğünü bilmiyor ama ben bunu biliyorum.
Rüya anlatımının askısında özne nasıl konumlanır? Özne başkasının bilmediğini bilme konumunu üstlenir; zira başkasının “öznel” konumunu başkası bilmiyordur, yani yetersiz/defolu/KAyıplı olduğunu bilmiyordur [d’être en défaut].
Onun ölmüş olduğunun beyanı tabi ki sonuçta ona erişemeyecektir. Ölmüşlük [être mort] gibi simgesel ifadeler son kertede onu devam ettirir, muhafaza eder, geçindirir. İşte simgesel konumlanmanın saçmantığı (paradoksu) budur; oluştaki olmayıştır; ölmüşlüğün ikrarı onu bir bakıma ölümsüz kılmaktan kaçınamaz. Ölü baba rüyasındaki mesele de budur. Okumaya devam et
Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Farzet) okunabilir.
İçindekiler
— Farzet (John Lennon)
— Hayatımız melodramlar gibi yapılanmıştır (Slavoj Žižek)
— Heidegger: Uzakın Hiçora’dan Gelen Vicdan Çağrısını Duyan Nahora (Dasein) (Slavoj Žižek)
— Antinomiler (Slavoj Žižek)
— Akıl Altın: Yücelik Akıl Gücünün İkrarıdır (Slavoj Žižek)
— Azar Azar Arzula(la)tan İdealizme Karşı Fırıl Fırıl Dön-Dür(tüley)en Maddecilik (Slavoj Žižek)
— Yoğulluk (absential): Olmazsa Olmaz Onsuzluk, (S)onlanmaz Vesile, (S)onlanır Vesile (Slavoj Žižek)
— Merhum niceliklerin hayaletleri (George Berkeley)
— Naman-ı Pir: Kanman İptir, Anlam: Al Nam! (les noms du père: les non-dupes errent) (Jacques Lacan)
— Hafiye öyküleri ne bakımdan hayırlıdır (G. K. Chesterton)
— Gerçelleşmeyi sürdüren görcül fazlası (Slavoj Žižek)
— Kızılderili Masalı: Ölüp ölüp dirilen Çakal (Yaslı Kumru)
— Žižek’in Miller’i inandırdığı mizansen (Robert S. Boyton)
— Markov battaniyesi (Andy Clark)
— Aya yelken açalım (Radiohead)
怙 : farzet
Şarkı söylerim günışığına, kahkaha atarım yağmurlara
Kur yaparım ayışığına, sallanırken doğa salıncağında
Adım atmışım eşikten, vakit yok çanta toplamaya
Randevum var gecikemem ümitvar günler balosuna Okumaya devam et