Monthly Archives: Nisan 2023

Düyek Asrın Afetengiz No Fütur Çağında Felsefe Güneşi Slavoj Žižek’in Yeni Filmi Yolda: Sapkın Kılavuz Ütopyalar

Venedik FF/TIFF: Sophie Fiennes imzalı Sapkın Kılavuz Ütopyalar

duyek-asir

Geçen asrın bitişi ‘tarihin sonu’ sayılmıştı, ütopyaların da… Berlin Duvarı yıkılınca nihayet liberal-demokratik kapitalizm bütün sosyopolitik sistemlerin gönlünü fethetmişti. 1990’larda bir gayretle çırpınan ‘son şans ütopyaları’ da Düyek Asrın (21’inci yüzyıl) ilk yarısında toz oldu gitti.

Üst üste musibetler gündeme bomba gibi düşüyor: Küresel ısınma nereye varacak? Yeni savaşlarda nükleer silahlara tamah edilirse ne olur? 11 Eylül cephesine ne oldu? Ekonomik çöküş dönüşsüz mü? Dijital denetimle iptal olan özgürlüklerimize ne oldu? Ve elbette gitgide derinleşen alaycılık-çıkarcılık-fırsatçılıktan beslenen siyasi popülizm akımları demokrasinin istikrarsız tabiatını açığa vurmadı mı?

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

En hüzünç satır — James Matthew Barrie

yapay-zeka-yamultusu-peter-pan-kuzgun

Asla bir daha. Kalbin inlemesi kırılınca.
Ölüme hükmeden hakim. Asla bir daha.

Fütursuz dalga kasvetli kayalara çarptığında artık
yalıyarda fırıl fırıl dönenen martıların bastığı çığlık.

Asla bir daha, zalimaneydi, kız da bunu sevmişti.
Mezar kadar amansızca, mezar oydu zaten belki.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı

Asiye Nasıl Şaşar? Her nar önce psişede meleklenir — fıkra

Ezinemem (Asiye Şaşmaz)

Sanat sepet muhabirimiz Pışık Yarış’ın sanatçı Asiye Şaşmaz’la yaptığı söyleşiyi ilgili makamların dikkatine sunarız.

Pışık Yarış:

Aklınızı peynir ekmekle yediğiniz Ezinemem vidyonuz çok konuşuldu.

Girilen serginin girişinde sergilenen bu eserinizi esinleyen esinti acaba çağdaş insanın yalnızlığı mıydı yoksa güncel peynir zamları mıydı?

Asiye Şaşmaz:

Buraya bir es koyalım – Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Yürü ya budala — The Hives

Yaw!

Sahiden anlattıkları gibi mi?
Yenidir dense de inanmam ki
Sayar gene şimdi özelliklerini
Yettin mi gari?
Kimisi diyor ‘o iş öyle!’
Kimisi diyor ‘bu iş böyle!’
Kimisi diyor ‘sen çekil şöyle!’
Zor iş be!

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Büstü yer

aristo

Boğa Boğa (2023) filmini kurgulamak için gereken uçuk farzedişler:

— Ekonomik çöküşün müsebbibi tek bir dolandırıcılık ‘projesi’ olsaydı

— Çiftlik Park dolandırıcısı ‘Tosuncuk’ yerine Erkan Baş tipli bir hunk olsaydı

— Dolandırılan mağdur vatandaşlar hınçtan kuduran yabaniler kabilesi olsaydı Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Nevres’im Çok Değiştin: Şeytanın Dostluğu Yorgan Gidene Kadardır — Işık Barış Fidaner

Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.

(öncesi: Volkan Altında: Zom Erkek ile Vamp Dişi)

Prenses (1986) filminde Eko Eko Eko‘da (2023) başvurulan ‘Ceren Moray vs. Eren Moray’ (suskun kadın vs. konuşan kadın) karşıtlığının öncülleri anlatılır [1]. Solcu örgütler faşizan olup olmamasına göre iki tip kadın üretmiştir; ‘memleket veya ülke veya dünya kurtaran’ erkeklerden ‘hınçla gazete parçalayanlar’ suskun kadınları, ‘parçalamayanlar’ (hatta bizzat gazete yayınlayanlar) konuşan kadınları üretmiştir:
1) Konuşan kadın: dolaşımdaki söylemleri seslendirerek kurumlaşır.
2) Suskun kadın: yılgınca bir köşeye çekilir, kırgın hayallere dalar. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Volkan Altında: Zom Erkek ile Vamp Dişi — Işık Barış Fidaner

Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.

(öncesi: Hayri’nin Hayrını Gör! Kızılçamın Psikozalak Tohumları)

Under the Volcano (1984) zom erkek ile vamp dişi arasında yaşanan gelgitler üzerinedir [1].

‘Nazi destekli Meksikalı çetelere’ karşı kovboy şapkalı kahramanlar Indiana Jones filmlerini andırsa da Amerikalı olsaydı savaş ve hafiyelik marifetleri sergileyecek karakterler İngiliz olduklarından imalı şakalarla sağda solda oyalanırlar: Geoffrey alkolik bir diplomattır, ‘boşandığı ama unutamadığı’ karısı Yvonne ‘damdan düşer gibi’ çıkagelir, üstelik tam da Meksika ölüler bayramında [2]. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Canlar Günü — Strauss, Battle and Levine

Koy masaya kokulu muhabbetçiçeğini
Getir şu kızıl yıldızpatı demetlerini ve
Gel de aşktan söz edelim yine
Mayıs’taki gibi

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı

Hayri’nin Hayrını Gör! Kızılçamın Psikozalak Tohumları — Işık Barış Fidaner

Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.

(öncesi: Ahtabut dil)

Sen Türkülerini Söyle (1986) ilk sahnelerde
adeta filmin kahramanıyla iddialaşır gibi
türküler bilerek ‘tangır tungur’ edilmiştir:
umutlu ezgiler kakofoniye gömülsün diye
atonal eklentilerle ‘ezgin’leştirilmiştir [1].

‘Tangır tungur etmek’ şunları çağrıştırır:
1) ‘Anayasayı tangır tungur etmek’ suçu (tağyir tebdil ve ilga)
2) ‘Boş teneke çok ses çıkarır’ vecizesi (empty can rattles the most)
3) ‘Laf salatası’ anlamında ‘clanging’ (birebir aynı onomatopeyadır)
4) Klark çağrışımı (Dağ Süpermenlerinin klark klurk sesleri) [2] Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Dunganga karası sinince ~ Johnny Cash

Toplanın a-gençler iki çift lafım var size
Nahora’da maden aramayın aklınız var ise
Alışıveriş kök salıp da can suyunuzu çekerse
Damarlarınızda akan kan kapkararır neredeyse

Nem kaldı? dedirtir Dunganga karası sinince
Tehlike ihtarı yapılmaz ve çıkamazsın isteyince
Ne yağmur düşer ne de güneş doğar o dehlizlere
Maden çıkarmak eziyet Dunganga karası sinince Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Anti-şiir, Çeviri, Laf sal atası, Şarkı