Alkımın tepesinde
Yükseklerde
Eskiden ninnide duyduğum
Bir ülke var orada
Alkımın tepesinde
Sema mavi ve
Farzettiğin semavi düşler
Sahiden olur orada Okumaya devam et
Alkımın tepesinde
Yükseklerde
Eskiden ninnide duyduğum
Bir ülke var orada
Alkımın tepesinde
Sema mavi ve
Farzettiğin semavi düşler
Sahiden olur orada Okumaya devam et
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı
Freudcu ayartı konusunun (seduction theory, Verführungstheorie) çıkmazlarını işleyen Jean Laplanche fiilen Kantçı antinomi yapısını yeniden üretir (Life and Death in Psychoanalysis).
Bir yanda anababa ayartısının acımasız [v]ampirik gerçekçiliği vardır: Sonraki travma ve patolojilerin asıl sebebi yetişkinlerin fiilen çocukları ayartması ve istismar etmesidir; öbür yanda ise ayartı sahnesinin hastanın düşlemine indirgenmesi vardır, ister hayra ister şerre yorulsun. Okumaya devam et
Psikanaliz deneyimi, kendi suretinde insanı yoğuran kanun olan Sözün buyruğunu, insanda bir kez daha keşfetmiştir. Psikanaliz dildeki şiir işlevini kullanarak insanın arzusuna simgesel dolayım katar. Bu yaşantı sayesinde nihayet anlarsınız ki onun etkilerinden oluşan gerçekliğin tamamı konuşma ihsanında/hediyesinde yatar; zira gerçekliğin tamamı insana bu hediye yoluyla gelmiştir ve insan da aynı hediyenin eylemini sürdürerek gerçekliği devam ettirir. Okumaya devam et
Ensemdeki gölge
Her adımıma düşen
Her sözü delip geçen
Her parmak, beni gösteren
Uşak gibi köşede bekleyen
Parmaklardan biri göstersin diye
Cinayetli deseni şimdi, zorunda mıyız
İlla sırf o oğul gelmiştir diye Okumaya devam et
Uykuda düşlerime
Hülyada çağrışıma
Yazarsın adımı
Yorucu histerime
İzleyen safhalara
Yazarsın adımı
Can nasıl ki istekleriyle çabucak uzaklara uçarsa
Sen de uç git ey öksürük o canın açık ufkuna!
Keskin uçlu bir ok nasıl ki çabucak uzaklara uçarsa
Sen de uç git ey öksürük Arz’ın endamı boyunca! Okumaya devam et
Arzunun mecaz-ı mürsel nesnesi, her nesnede öznenin kendini kaybettiği o seçmece küçük a‘yı temsil eder; bu nesne mecaz ile doğduğu zaman, özneyi ikame ettiği zaman, özne talepte atlandığı zaman, iz bırakmadan bayıldığı zaman…
$ (üstü çizili / engelli / bölünmüş özne)
…o öznenin imleyenini açığa vurmuş oluruz, ona adını vermiş oluruz: İyi nesne, annenin memesi, mamilla. İşte bu mecaz öznenin talebinde dile gelen bütün özdeşimleri tutar: Talep ağızdan gelir ve anasının bağrı parantezine girer. Okumaya devam et
Nafile yaşıyoruz, nafile;
Hava nafile, bulut nafile;
Dere tepe nafile;
Yağmur çamur nafile; Okumaya devam et
Yedi sekiz yaşındayken evde yaşadığım bir sahne çok net hatırımdadır. Bir akşam uykuya yatmadan önce anababamın yatak odasına gelip kalenderliğe yaraşır kuralları boşvermek suretiyle tabiatın çağrısına riayet etmiştim [ç.n. odanın ortasına işemiş]. Babam beni azarlarken ağzından şu sözler döküldü:
Bu çocuktan psikolmaz!
Aus dem Buben wird nichts werden.
Bu sözler azmime ağır bir darbe vurmuş olmalı ki bugün hâlâ gördüğüm rüyalar o sahneye atıflar içeriyor ve her seferinde elde ettiğim başarıların bir kez daha listesini çıkarıyor, sanki ona şöyle cevap vermek istiyorum:
Bak baba psikoldum!
Siehst du, ich bin doch etwas geworden.
Düşlerin Yorumu’ndan
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “Psikoluş uzmanı Psikolog”, “Hepimiz Psikanılıyız, Bilinçdışı Budur”
(Behiç Ak, Ben Yapmadım Öğretmenim, 1990)
Punk’tum diyebilsem ah bir diyebilsem saçımda çiçeklerle
77’de ve 69’da devrim rüzgarları eserken hevesle
Umursamaz bir dünyaya çok geç doğmuşum herşey nafile
Punk’tum diyebilsem ah bir diyebilsem saçımda çiçeklerle
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı