Category Archives: Şey

İkrar Özürlü Toplum: ‘Lütfen’ Okuyanlar Lütfen Okumasın! — Işık Barış Fidaner

Birkaç kez başıma gelen bir olayı özetleyeyim:
1) Bir okur Görce Yazıları üzerine çalıştığını çekinerek de olsa açığa vurur.
2) Gösterdiği çabadan duyduğum sevinci belli ederim.
3) Bu sevinç karşısında korkuya kapılan okur derhal Ego savunmasına çekilir: “Yanlış anlaşılmasın, aslında yazılarınız çaba gösterilmeyi hak etmiyor (içi boş, retorik, safsata, akıldışı, vb.) ama ben üstün zekalı ve yüce gönüllü olduğum için lütfederek onları okuyorum, o da size saygımdan.”

Kendini bu okur profiline yakın hissedenlerden rica ediyorum, “lütfen” okuyorsanız lütfen okumayın. Yanında hakaret hediyesiyle gelen sözde “saygı” gösterilerine kimsenin ihtiyacı yok; benim de yok, sizin de yok, başkalarının da yok. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Dinler ve Ötekinin Ötekisi — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Dine Geçiş Formülleri: Sütur ve Südur)

Lacan’a göre üst-dil yoktur, yani Ötekinin Ötekisi yoktur. Dinlerin temel işlevi bu yokluğun üzerini örtmektir. Her din kendine özgü bir modelle bu yokluğu kapatarak Ötekinin Ötekisini var etmeye çabalar, yani belli bir taslama tarzını sahneler. Bu yazıda üç büyük dinin bu amaçla benimsediği üç modeli tanımlayıp inceleyeceğiz. Önceki yazıda yer verdiğimiz dine geçiş formüllerini hatırlatarak üç dini tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Dramatik Arzu ve Drama Ötesi Arzu — Işık Barış Fidaner

Michelle Hoover’a göre dramatik gerilim bir karakterin “somut arzusu” ile başlar ve “soyut arzusuna” doğru ilerler. Birincisi daha yüzeysel ve bilinçle algılanan bir arzudur, mesela bir kıza kavuşmak istiyordur. İkincisi ise daha derindedir, görünen arzunun altında yatan asıl nedendir, mesela bir yuvası olsun istiyordur [1].

Hoover’ın fikrini geliştirmek için gelin işleri tersine çeviren başka bir formül önerelim:
1) Dramatik arzu: somut bir şeye duyulan soyut arzu.
2) Drama ötesi arzu: soyut bir şeye duyulan somut arzu. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Dine Geçiş Formülleri: Sütur ve Südur — Işık Barış Fidaner

Bu yazıda üç büyük dinde (Yahudilik, Hristiyanlık, İslam) uygulanan din değiştirme / dine geçiş yöntemlerini sütur ve südur (dikişleme ve yayılım) terimleriyle formülleştireceğiz. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Devrim Ağbinin Devrimci Nazarı — Işık Barış Fidaner

(Robot şarkı)

Hak savaşında boynumuz kıldan incedir. Sol değerlerle bize bir bakış, bir söz utanmamız için yeterlidir. Ama bunu yapamıyorsanız size bir sözümüz var. İktidar savaşına dönüşmüş bu çıkar savaşında lütfen kurumumuzu kirletmeyin.

(“Dayanışma” adına gönüllü ve sözleşmesiz olarak çevrilmiş bir kitapta çevirmenin sonradan meslek birliği yoluyla hak iddia etmesi üzerine Otonom Yayıncılık adına Çevirmenler Birliği’ne gönderilen deklarasyondan)

Lacan’da çok önemli bir kavram olan “nazar” (gaze, regard, bakış) gerçekliğin ufkunu çizen gerçektir [1]. George Orwell’in 1984 eseriyle birlikte bu nazarın kişiliksiz olmadığı, hayali bir Ağbi’ye ait olduğu anlaşılır, zira “Big Brother” Ağbi demektir. Fakat “Ağbi!” hitabında cisimleşen olumlu nazar (Ben İdeali) Türkiye’deki bütün toplumsal bağların mütemmim cüzü olduğundan, Ağbilik “kurumunu kirletmemek” için, Orwell’in anlattığı kötücül nazara (Üstben) Türkçe çeviride “Büyük Birader” adı verilmiştir, o zamanki Ağbiler böyle uygun görmüşlerdir [2]. Asıl mesele elbette Ben İdeali (Ağbi) ile Üstben’in (Büyük Birader) aynı nazarın iki yüzünü oluşturmasıdır.

bigbrother1
Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Dosya/Soruşturma: Çeviride sansür ve çevirmenlerin misyonu

Çevirmenin çevirdiği metinle ilişkisi, yazarın derdini anlamak ve aktarmaktır. Ama bu genel tarif metni serbestçe yeniden yazmak anlamına gelmez, çünkü metni oluşturan dil öğeleri, en geniş birimlerden en küçük yapıtaşlarına kadar, yazarın derdinin tezahür ettiği metinsel bağlamı oluşturur.

…

Mustafa Orman’a verilen yanıtları Independent Türkçe’de okuyabilirsiniz: Bölüm 3; ayrıca bkz Bölüm 1, Bölüm 2, Bölüm 4.

2 Yorum

Filed under Şey

“Sanal ağanın intihal hakkı” nedir? — Işık Barış Fidaner

Sanal Ağa iki sloganla tanımlanabilir:

1) “Ben böyle uygun gördüm.” [1]
2) “Akıllı adamı severim ama benden akıllısını sevmem.”

Bu ikisi Sanal Ağanın dikişi ve feyzidir. Bunları tek tek ele alalım: Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Doğurultu

Ne doğru? Doğru

Ne yanlış? Yanlış

Niçin doğru? Doğrultu

Niçin yanlış? Yanlı

Neden doğru? Doğuru

Neden yanlış? Yanılış

Nasıl doğru? Doğurultu

Nasıl yanlış? Yanılgı

Okumaya devam et →

14 Yorum

Filed under Şey

Kut, Aykut, Aykent: Bengi Dönüş Bengi Düşüş’tür — Işık Barış Fidaner

Oruç Aruoba’ya göre Kut, yani kutlu ve kutsal (olan ve kılan) şey, Bengi Dönüş’e katılan ve bu sayede düşmeyen bir varlıktır [1]. Oysa bir gezegenin Güneş etrafında dolaştığı yörünge olarak düşünüldüğünde Bengi Dönüş’ün aslında Bengi Düşüş olduğu anlaşılır, zira Güneş etrafında dönmenin fiziksel anlamı sürekli Güneş’e doğru düşmektir. Kepler’in keşfettiği gibi gezegen yörüngeleri elips şeklindedir. Elipsin odak noktalarından birinde Güneş bulunur, karşı odak noktası ise boş durur:

yorunge Okumaya devam et →

13 Yorum

Filed under Şey

Evrendeki sıfırtının yankısı: xwe — Işık Barış Fidaner

⏳⛰️🛡️ Süreç Heval ⏳⛰️🛡️

Evrendeki sıfırtıyı yankılayan kimi sözcükleri sayalım [1]:
1) xwe: Kürtçe “kendi” demektir.
2) (s)he: İngilizce eril/dişil üçüncü tekil şahıs zamiridir.
3) hu (هو): Arapça eril üçüncü tekil şahıs zamiridir.
4) who: İngilizce “kim?” sorusudur.
5) o: Türkçe üçüncü tekil şahıs zamiridir.

Bu sözcüklerin her biri özgün ve yoğun bir anlamla yüklenmiştir:
1) xwe: “Kürt meselesi”nin konusu Kürdün “kendi” olabilmesidir.
2) (s)he: Cinsiyet atayan zamirler toplumsal cinsiyetin kilit noktasıdır.
3) hu (هو): Bu söz İslamda Allah’a atıfla kullanılır (hu çekmek gibi).
4) who: Aşılı olmak bir kimliğe dönüşürken Dünya Sağlık Örgütü’nün WHO olması anlamlıdır.
5) o: Türkiye’nin resmi tarihinde büyük harfle O denince Atatürk anlaşılır.

Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Şey