Slavoj Žižek’ten okuduğum cümleler arasında beni en afallatanı herhalde şuydu:
Erkeğin heteroseksüel aşkı aslında homoseksüeldir, kadının kadın kılığına girmiş bir erkek olduğu düşlemi ile ayakta tutulur. (Kendini Tutamayan Boşluk)
Yıllar önce Türkiye’de kadın cinayetleri aralıksız sürerken karşıma çıkan bu cümle epey kafamı karıştırmıştı. Oysa mesaj çok basitti: Erkeğin aşık olduğu kadın, gerçek kadının kendisi değildir, hayalindeki fallik kadındır [1]. Toplumsal varlığını fallusuyla ispatlayan erkeğin karşı cinste yine aynı şekilde bir fallus araması (ağır sorunlara gebe olmakla birlikte) çok doğal değil miydi? Okumaya devam et
Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (


Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (




























