En kötüsü de kadının ölçüsüz arzusu ve şehvetidir. [1]
İnsanlığın asıl karakterini yoğuşturan tekinsiz can taşkınlığı (psikanalizin konusu budur) cinsiyetsiz değildir, dişildir. Cinsel fark son kertede insanlığın iki cinsi olan erkek ile kadın arasındaki fark değildir, cins olan adam (insanoğlu) ile onun (dişil) taşkınlığı arasındaki farktır. Bu yüzden dişilliğin kötülenmesini kadim anaerkil düzenden (hakim ilahların dişil olduğu düzenden) yeni ataerkil düzene geçişin ifadesi gibi okuma ayartısına direnmek şarttır. Eskiden yüceltilen dişil figür günümüzde eril özneyi yutmakla tehdit eden dişil taşkınlığa dönüşmüş değildir: Dişilliği yükseltme ve alçaltmanın aynı madalyonun iki yüzü olduğunda, yani dişil taşkınlıkla hesaplaşma stratejisinin iki taktiği olduğunda kesinlikle ısrarcı olmalıyız. Aksine tarih dediğimiz şeyin kendisi, Dişilliğin katlanılmaz “ezeli” çatışkısı ile hesaplaşmak için zamansal yerdeğiştirmelere başvuran girişimler dizisi olarak kavranmalıdır. Okumaya devam et


The texts can be read from the individual links or from the compilation’s tag page (




























