Monthly Archives: Mayıs 2022

Dişil can taşkınlığı — Slavoj Žižek

En kötüsü de kadının ölçüsüz arzusu ve şehvetidir. [1]

İnsanlığın asıl karakterini yoğuşturan tekinsiz can taşkınlığı (psikanalizin konusu budur) cinsiyetsiz değildir, dişildir. Cinsel fark son kertede insanlığın iki cinsi olan erkek ile kadın arasındaki fark değildir, cins olan adam (insanoğlu) ile onun (dişil) taşkınlığı arasındaki farktır. Bu yüzden dişilliğin kötülenmesini kadim anaerkil düzenden (hakim ilahların dişil olduğu düzenden) yeni ataerkil düzene geçişin ifadesi gibi okuma ayartısına direnmek şarttır. Eskiden yüceltilen dişil figür günümüzde eril özneyi yutmakla tehdit eden dişil taşkınlığa dönüşmüş değildir: Dişilliği yükseltme ve alçaltmanın aynı madalyonun iki yüzü olduğunda, yani dişil taşkınlıkla hesaplaşma stratejisinin iki taktiği olduğunda kesinlikle ısrarcı olmalıyız. Aksine tarih dediğimiz şeyin kendisi, Dişilliğin katlanılmaz “ezeli” çatışkısı ile hesaplaşmak için zamansal yerdeğiştirmelere başvuran girişimler dizisi olarak kavranmalıdır. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Brecht ve Yar-atılış: Eski Köye Yeni Adet — Erika Hughes

Der Jasager: evet diyen, onayan, ikrar eden
Der Neinsager: hayır diyen, reddeden, itiraz eden

Brecht’in ilk Der Jasager versiyonunda genç bir çocuk hasta annesine ilaç getirebilmek için öğretmeninin üç öğrencisiyle çıktığı tehlikeli dağ yolculuğuna katılmak ister. Yolda çocuk yorulup hastalanınca öğretmen ve üç öğrencisi köyün adetini gündeme getirir: “Dağa tırmanmayı beceremeyen herkes yar’a atılmalıdır.” Çocuğa sorup onam almak adettendir ama çocuğun ölmeye razı gelmesi de adettendir. Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Çeviri

Dürtüsel Ettirgenlik (se faire) — Işık Barış Fidaner

durtu

Arzu yapan-yapılan arasında dolaşım veya gitgeldir, ikisi birbirine atıf yapar = birbirine gönderir.

Dürtü ise kendine yaptırmakla (veya kendini yaptırmakla) ilgilidir; dönüşlüdür = düşünümlüdür (reflexive), öz-göndergelidir = kendine atıf yapar (self-referential). Okumaya devam et →

18 Yorum

Filed under Şey

Lütfen Beni Yanlış Anlama — The Animals

Canım şimdi beni anladın ya
Bazen biraz sinirleniyorum da
Bilirsin ki insan eğer insansa
Hep melek gibi olamaz ya
Kötü oluyorum işler yoldan şaşınca
Oysa ben iyi niyetliyim, anlasana
Tanrım, lütfen beni yanlış anlama Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Gündoğumu Hanesi — The Animals

Bir hane var New Orleans’ta
Gündoğumu hanesi derler ona
Bahtsız gençler mahvolur orada
Biri de benim, sor Tanrı’ya

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Kral Yolu: Rüyalar ve Tarot — Julie Gillentine

foolRüyalar bilinçdışına giden kral yoludur. (Rüyaların Yorumu)

Böyle buyurdu Sigmund Freud. Tarot’a da üstatlığa giden Kral Yolu diyenler vardır, Çaylağın Yolculuğu boyunca onca büklüm ve burguyu katetmek sahiden yürek ister. Tesadüflerde mahirleşmek, anlamları hatmetmek ve yorumları sentezlemek ilk safhalarda insanı epey yorabilir. Tarot’ta açığa vurulan şey erginleşme yoludur, tinsel büyültünün iç ıkıntısıdır, bu arayışta hocalık ve aynalık eden başkalarıyla çatışmalardır. Direşken Tarot öğrencileri daha çok feyizlenirler. Tarot tam bir cevherdir, sırlarına sokulanlara yön, umut, esin verir. Tarot hem Evrendeki Makrokozmik doğayı hem de bizdeki Mikrokozmik doğayı açığa vurur.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Düşlemin haysiyeti — Slavoj Žižek

Psikanaliz etiğinde “Arzundan taviz verme” diyen ünlü Lacancı sloganın yanına belki şu öznelerarası sloganı da eklemeyi göze alabiliriz: Başkasının düşlem alanını ihlal etmekten olabildiğince kaçın, yani başkasının “özgül mutlağına” olabildiğince saygı göster.

Başkasının özgül mutlağı, onun kendi anlam evrenini mutlak surette kendine özgü bir tarzda örgütleme yoludur. Böyle bir etik (1) ne hayalidir (2) ne de simgeseldir: Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Split Moon — compilation

UntitledThe texts can be read from the individual links or from the compilation’s tag page (Split Moon).

Işık Barış Fidaner

Contents

— The Moon is Split: Scope, Cache, Context

— The Demand for Equality is an Escape from Equality

— Gods Demand Sacrifice: Impossible, Insufficient, Surplus

— Criticizing Flowers or No Fruit Without Flower

— Imposition, Criticism, Analysis: Loyalty, Fidelity, Precision

— Ladders and Philosophy: Context and Scope

— Meta-Crisis (Crisis of Authority) is actually Para-Crisis (Crisis of Authorization)

— Some books deserve to be judged by their covers

Other compilations

月 : moon

Yorum bırakın

Filed under Kitap

An ne isterse — Rammstein

Çoğu lazım çoğu beyhude
Görsek de kör bir halde
Işıksız düşeriz sayelere (gölgelere)

Bizden sonra geçmiş gelecek
Gençlerden gelmesi gerekecek
Ölmeye devam yaşayana dek
Öl canınla ölüme dek Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Kırk katır mı kırk satır mı?

Kırk katır mı kırk satır mı?
Kol emeği mi (workhorse/workforce) yoksa kafa emeği mi (satırlara dökmek)? [*]

Kırk katar mı kırk satar mı?
Komünizmin enternasyonel zaferine katkı yaparak dünyayı rayına sokmak mı yoksa kapitalist piyasanın anarşisine teslim olup davayı satmak mı?

Kırk gitar mı kırk sitar mı?
Avrupamerkezci medeniyeti kabul etmek mi yoksa dere tepe düz gidip bilgeliği uzaklarda aramak mı? Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Laf sal atası