Tag Archives: Semavi

Zümrüt Terra Fugue Levhası: İdare edemem Zuhal, idare edemem! Denkmal deme Hermes, denkmal deme… — masal

Bir varmış bir yokmuş… Deriler tel tel iken… Periler barbar iken…

Byzantium sahnesini yürüten Hermes Trismegistus diye bir tiyatrocu varmış.
Her kış gündönümünde bir tepeye çıkıp Zuhal Atropos’un gelişini beklerlermiş.

Her seferinde belinde rengarenk kuşaklarla gelen Zuhal Atropos
Hermes’e o sene hangi oyunu hazırlaması gerektiğini bildirirmiş.

Her kış gibi o kış da ufukta beliren Zuhal’in kuşak rengine bakmış Hermes
ve bu kez kapkara bir kuşak taktığını görünce gayri ihtiyari irkilmiş herkes. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Zümrüt Levha: Satır Satır Tefsirli Meali — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Zümrüt Levha: Terime dil, amin!)

Okültizm camiasının Dulcinea’sı olan Zümrüt Levha‘yı dün Türkçeye çevirdim, bugün de satır satır tefsirli mealini iftiharla sunarım huzurlarınıza [1]. İlk dizelerden başlayalım:

Dosdoğru, yalan yoktu
Kesin, kuşku götürmesin

Bu dizelerin yapısı şöyledir:

P, ~~P            (P,   P-değil-değil)
Q, ~~Q           (Q,   Q-değil-değil)

Oysa standart mantıksal gerektirme şöyledir:

P → Q             (P doğruysa Q da doğrudur)

Bu dizeler şöyle der: Standart çıkarımlarla ancak standart bir bilgiye varabilirsiniz. Biraz ötede tökezleyip devrildiği zaman bir başka standart bilgiyle onu doğrulamanız gerekecek. Sonuç olarak farklı standartlar uyumlu çalışabilsin (birbirinin ayağına basmasın) diye binbir teknik cambazlık yapmaya ve teknolojik taklalar atmaya mecbur kalacaksınız.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey, Şiir

Zümrüt Levha: Terime dil, amin! — Hermes Trismegistus

Dosdoğru, yalan yoktu
Kesin, kuşku götürmesin

İşte mucziyetinize deliller
Yeryüzünü sahneler gökler
Sema arzda tezahür eder

Yoktur süturdan südur etmeyen hiçbirşey
Her halükarda satırdan hatırlanır herşey

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri, Şiir

Musa’nın termodinamiği — Jeremy England

İstatistiksel termodinamiğin matematiksel aleminde doğan fikirleri günlük konuşmalara tercüme etmek mümkündür ama çeşitli elle tutulur gündelik örneklere atıf yapmanızı gerektirir.

İşte Çıkış Kitabı (Exodus, Tevrat) böylesi örnekleri bile isteye kovayla önünüze döker ve eğer ben de işimin hakkını verebilirsem bu örnekleri bilimsel tartışmamıza katarak anlattığım fizik teorisini bir nebze daha netleştirmiş olacağız. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Tanrı ve Musa: Dal, Sedef, Kova ~ Tevrat

(Robot şarkı)

Musa: İyi de hocam,
bana itibar etmezlerse, kulak vermezlerse,
‘senin dünyadan haberin yok’ derlerse ne yapayım?

Tanrı: Nedir o konuşurken elinde salladığın şey?

Musa: Bu mu? Ben dal derim, kimisi asa der, kimisi değnek der.

Tanrı: Bu dala sıkışmışsın. Dereyi gördün mü? Sıkan dalı at suya!

Musa dereye atınca dal aletken kıvrılıp daldığı suya süzüldü.
Suda yüzen ab dalından ‘yılan’ diye kaçılıp sıyırdı paçasını. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Radikal fayda: Fidanın kökleri fay’da — Işık Barış Fidaner

(eşlenik yazı: O fidan o toprağa dikilecek!)

Bir Müslüman özdeyişi gündeme geldi [1]:

Elinizde bir fidan varsa kıyamet kopsa dahi yine de helak olmadan önce o fidanı o toprağa dikiniz! (Hadis-i Şerif)

Bu nasıl okunabilir? Belki şöyle okunabilir:

Sadece olacak dualara değil olmayacak dualara da amin demelisiniz…

Bu lüzumun Lacancı nedenleri de kolayca açıklanır [2]:

…ki duacı oluşunuz şahsi ihtiyaç giderme isteklerinize tabi kalmayıp toplumsal sevgi ve muhataplık talepleri de üretebilsin. Şükürcülük olmasın, sahiden şükranlı olsun. İnşallah maşallah olmasın, sevfelek=amor fati olsun. Mutlak koşul olsun, arzu yasası olsun.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

O fidan o toprağa dikilecek! — fıkra

(eşlenik yazı: Radikal fayda: Fidanın kökleri fay’da)

Elinizde bir fidan varsa Mesih’in gelişini haber alsanız dahi yine de gidip adamı selamlamadan önce o fidanı o toprağa dikiniz! (Yahudilik)

Ben geldim! E hani fidanları dikmemişsiniz? Hoşgeldin beş gittin demekle olsaydı! Valla sizden herşey beklenir hayırsızlar! Peygamber görseniz çarmıha gerersiniz! (Hristiyanlık)

Elinizde bir fidan varsa kıyamet kopsa dahi yine de helak olmadan önce o fidanı o toprağa dikiniz! (İslam)

Olmayan Tanrı ile Hayırsız Kul hoşbeş ediyor.

OT: Bak ayaktasın hazır elin değmişken şu fidanı da dikiversen?

HK: İyi de hocam ne gerek var ki şu anda kıyamet kopmuyor mu zaten?

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Angelus Novus Maraş’ta ~ Walter Benjamin

Angelus-novus

Elimi tuttular sonunda
Artık dışarı çıksam ya
Burada kalırsam zira
Küseceğim şansıma

Klee’nin Angelus Novus resmindeki melek sanki Maraş depreminde bir göçükten çıkmak üzeredir. Gözleri dikmiş, ağzı açık, kolları havada. Tarihin meleği işte böyle olmalı. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri, Laf sal atası

Teyelli Hülya: Kulisten Çözümleme — Işık Barış Fidaner

Hülya Espriler şunlardır:

1) Hülya Espri
2) Anka (hülya esprinin kuyruğu)
3) Kulisten (teyelli hülya)

Hülya Espri ve Anka‘yı daha önce yorumlamıştık (link). Bu yazıda Kulisten‘i satır satır yorumlayacağız. Devam etmeden önce kuru ve ıslak nüshaları inceleyiniz (link). Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Anti-şiir, Laf sal atası, Şarkı

Kulisten ~ Metin & Kemal Kahraman

Gördüğün gülistan rüyadır
Belki rüya değil de hülyadır
Gitti bülbül hazan edip gülle
Gülistanın yerinde yeller eser

Kördüğüm kulisten rüyadır
Bil ki rüya teyelli hülyadır
Git de bul, bulmasan öder külle
Kulis tanır gelince, yellere ser

(Gülistan)

Yenileyerek yineleyen: Işık Barış Fidaner (Fatoş İrem’e teşekkürler)

>>> Robot şarkı 🤖🌈 <<<

Bkz “Teyelli Hülya: Kulisten Çözümleme”

gulistan-kulisten

10 Yorum

Filed under Anti-şiir, Laf sal atası, Robot şarkı, Şarkı