Monthly Archives: Ağustos 2022

Gelemeyiz kendimize — Tool

Ensemdeki gölge
Her adımıma düşen
Her sözü delip geçen
Her parmak, beni gösteren
Uşak gibi köşede bekleyen
Parmaklardan biri göstersin diye
Cinayetli deseni şimdi, zorunda mıyız
İlla sırf o oğul gelmiştir diye Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Nazar değirmeni Nazariye: Nazarı ye! Nazar değirmen lazım! — Işık Barış Fidaner

Yağız Alp Tangün “Punctum haftalık” kapsamında yayınlanan yazısında “cool tip” kapsamına giren Batılı bir akademisyenin kirli çamaşırlarını masaya yatırır [1]. Makalenin neticesi şöyledir:

Üçüncü Dünya’dan dünyaya bakan bir gözle bu durumdan çıkartılacak bir diğer pay da teori ve teorisyenleri büyütmemeye gayret gösterme üzerine olabilir. İhtiyaçları mümkün olduğunca bulunduğumuz zaman-mekânın maddi koşulları içinden görebilen bir göz geliştirmek ve bu zaman-mekânın gözünden tam anlamıyla bir nazariye üretmek bu olaydan doğacak tartışmalar içerisinde çok daha fazla konuşulması gereken bir başlık bana kalırsa.

Bu mesaj “Kendi bakışımızla dünya sahnesine çıkmalıyız!” diye okunursa Nazariye “kendi bakışımız” anlamına gelir. Ama Nazar/Bakış zıtlığını unutmayalım [2]:

1) Nazar ettirgendir: Başkasının nazarının değmesi size hatalar ettirir.
2) Bakış etkindir: Bakan özne kendisi bakıyordur.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Bay ve Bayan Deli Dumrul tatlı damak/damag/dimağ verip yürüşür/yoruşur/yorumlaşırken — Işık Barış Fidaner

damag

Deli Dumrul’un karısı (adını bilmiyoruz) Azrail’in gelip kocasını öldüreceğini öğrenince şöyle der [1]:

(Avrat burada soylamış hânum ne soylamış eydür)
Ne dersin ne soylarsın
Göz açup gördügüm
Göñül verüp sevdügüm
Koç yigidüm şâh yigidüm
Tatlu damag verüp sorışdugum
Bir yasdukda baş koyup emişdügüm
Karşu yatan kara tagları
Senden soñra men n’eylerem

Bu yazıda ele alacağımız dize şudur:

Tatlu damag verüp sorışdugum

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Yol Değirmenleri: Bilimsel, Dini, Büyülü, Psikanalitik — Işık Barış Fidaner

Eğer bir yol yapıyorsanız, “O kadar masrafa/bedele değsin bari” düşüncesiyle yoldaki trafiğin pozitif bir üretim getirmesini tasarlayabilirsiniz. Bu tasarıya yol değirmeni diyelim, bunlar Lacancı mantık itibariyle dört çeşittir [1]:
1) Bilimsel yol değirmeni
2) Dini yol değirmeni
3) Büyülü yol değirmeni
4) Psikanalitik yol değirmeni
Şimdi bunlara birer birer elimizi “değirelim”.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Ey Öksürük ~ Paul Éluard, Zülfü Livaneli

Uykuda düşlerime
Hülyada çağrışıma
Yazarsın adımı

Yorucu histerime
İzleyen safhalara
Yazarsın adımı

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Anti-şiir, Çeviri, Şarkı

Ey öksürük! ~ Atharva Veda, VI, 105: öksürük geçiren tılsım

Can nasıl ki istekleriyle çabucak uzaklara uçarsa
Sen de uç git ey öksürük o canın açık ufkuna!

Keskin uçlu bir ok nasıl ki çabucak uzaklara uçarsa
Sen de uç git ey öksürük Arz’ın endamı boyunca! Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Düşünmenin Bilişsel Bedeli: Efkarlı/Fikirli, Esrimiş/Bayılmış, Zom/Vamp, Baygın/Bayık, Yorulmuş/Yorumlanmış, Bitkin/Bitişkin — Işık Barış Fidaner

sokrat

Düşünceli olmanın iki anlamı vardır:

1) İnsanın dalgın halde olması
2) Kafasında düşünceler bulunması

Kafadaki düşünceler ne kadar çoğalırsa o kadar yük yapıp (bilişsel bedel ödetip) insanı dalgınlaştırır. Dalgınlıktan sıyrılmak için kafadaki herşey tek bir düşünce etrafında toplanmalıdır:

1) Efkar: Çok sayıda düşüncenin dağınıklığı insanı dalgınlaştırır.
2) Fikir: Tek düşünce etrafında kafasını toplayan dalgınlıktan çıkar.

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Talep ağızdan gelir ve anasının bağrı parantezine girer — Jacques Lacan

Arzunun mecaz-ı mürsel nesnesi, her nesnede öznenin kendini kaybettiği o seçmece küçük a‘yı temsil eder; bu nesne mecaz ile doğduğu zaman, özneyi ikame ettiği zaman, özne talepte atlandığı zaman, iz bırakmadan bayıldığı zaman…

$ (üstü çizili / engelli / bölünmüş özne)

…o öznenin imleyenini açığa vurmuş oluruz, ona adını vermiş oluruz: İyi nesne, annenin memesi, mamilla. İşte bu mecaz öznenin talebinde dile gelen bütün özdeşimleri tutar: Talep ağızdan gelir ve anasının bağrı parantezine girer. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Sapına — derleme

untiYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Sapına) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Aşilliğin onda dokuzu topuklamaktır

— Heraklit’te Uyanık ve Uyuyan: İnkâr ve İkrar

— Beyaz erkeklik nedir ve nasıl çözülür?

— Stalker: Her Meyve Kendi Sapına Dönmeyi Arzular

— Serotonin ve Placebo

— Psikoluş uzmanı Psikolog

— Hepimiz Psikanılıyız, Bilinçdışı Budur

— Hüray Fidaner’e Dair (10 Eylül 1952 – 3 Ağustos 2002)

Diğer derlemeler

茎 : sap

Yorum bırakın

Filed under Şey

Serotonin ve Placebo — Işık Barış Fidaner

Serotonin eksikliğinin depresyonda hiç rol oynamadığını gösteren araştırma, antidepresanların placebo etkisinin tahminlerin çok üzerinde olabileceğini gündeme getirdi [1]. Bu yazının konusu ‘placebo’ ve ‘serotonin’ kelimeleridir.

Serotonin iki parçadır:
1) Sero: serum, sulu kalıntı, akışkan madde demektir.
2) Tonin: kasılma, gerilim, dirileşme demektir.
‘Serotonin’ denince ‘akışkan gerilim’ vurgusu hissedildiği için bu kavrama vücudu strese sokan libidinal gerilimleri akışkanlaştırıp rahatlatma gibi bir işlev atfedilmiş olabilir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey